Martin Luther King 1963 yılında Washington’da yapmış olduğu mitinge, şu sözlerle başlamıştı: “I have a dream!” Yani, “benim bir hayalim var”.

Evet, benim de bir hayalim vardı. Küçük yaşlarımdan itibaren: “İyilik de, kötülük de dönücüdür”; “komşun açken, sen tok yatma”; “insanları sevmelisin” gibi öğütler duyardım ve hep şöyle düşünürdüm: “Bunlar hoş sözler ve ben de beğeniyorum. Ama bunları hayatıma nasıl uygulayacağım?”

Günlük yaşantımda bu sözleri pratiğe dönüştüremiyordum ve “bu öğütler acaba sadece hoş, ama içi boş sözler mi?” diye düşünüyordum.

Çevremdeki diğer insanlara baktığımda, onların da bu gibi öğütlere, tavsiyelere ya da uyarılara uymakta zorluk çektiklerini gözlemliyordum.

Bu gibi soyut ve ahlâkî öğütlerin tam olarak ne anlama geldiğini içselleştirmeden, erdemli ve ahlâklı bir hayatı oluşturmanın mümkün olamayacağını farketmiştim.

Manevî âlemi daha iyi anlamanın ve bu gibi öğütlere ve tavsiyelere insanların akıllarını yatırmanın bir yolunu ve formülünü bulmak istiyordum.

Benim hayalim de buydu.

Birdenbire, karşıma bu formülün şifresi çıktı. Almanya’da Yüksek Lisans yapıyordum ve elime şöyle bir dergi geçti: “Psychologie Heute”. Ve her şey ondan sonra başladı.

Holistik-Akademi-GorselDaniel Goleman’ın, ünlü beyin uzmanı Karl Pribram ile yapmış olduğu ve “Hologramme im Gehirn” adındaki bir röportaj dikkatimi çekti. “Beyindeki Hologramlar” isimli bu röportaj, beni çok heyecanlandırmıştı. Röportajı defalarca ve altını çizerek okudum.

Burada, beynin nasıl bir holografik yapıya sahip olduğu anlatılıyor; sonra da holografi yoluyla, hayatın sırlarının ne şekilde aydınlatılabileceği tarif ediliyordu.

Holografinin; anlamakta zorlandığımız birçok gerçeği, manevî âlemi ve o âlemin yasalarını bilimsel olarak bize anlattığını, açıkladığını ve yolumuzu açtığını farkettim.

Aradığım formülün şifresini bulmuştum. Şimdi sıra, bu hayalin gerçekleşmesine giden adımları atmaya başlamaya gelmişti.

Türkiye’ye döndükten sonra, bu konudaki “Holografi ve Beyin Teknolojisindeki Son Gelişmeler” adlı ilk makalemi, 1981 yılında, TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi’nde yayınladım.

Almanya’ya, Yüksek Lisans yapıp, daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Doktora’mı tamamlamak üzere gitmiştim. Ama oradan, “Holografi Tekniği’ni, hayatımızın sırlarını aydınlatmakta nasıl kullanabileceğimiz” konusundaki fikirlerle dolu olarak dönmüştüm.

Daha sonra, bu konudaki araştırmalarımı arttırdım. Bilim ve Teknik Dergisi’nde ve diğer birçok dergide, Holografi ve Holistik Düşünce ile ilgili yazılar yayınladım; radyo ve televizyon programlarına katıldım ve yedi adet kitap yazdım: “Holistik Evren Tasarımı, Holistik İletişim, Nerede Hata Yapıyoruz?, Holistik Öğrenme, Holostik İnsan, Holografik Beyin Teknikleri ve Farkında Mısınız?”

2010 yılında, Holistik Akademi’yi kurdum ve Holistik Düşünce’nin, hayatımıza nasıl farklı bir bakış açısı kazandırdığını, çeşitli seminerlerle herkesle paylaştım.

“HOLİSTİK” NE DEMEK?

“Holistik” kelimesi, “whole (bütün)” kelimesinden türetilmiştir.

Ama ben “Holistik” kelimesine, “hologram” kavramından giderek, daha farklı bir anlam veriyorum.

Hologram, “tam kayıt” ya da “eksiksiz mesaj” anlamlarına geliyor.

Bu açıdan bakınca Holistik, “evren yazılımının (ve tasarımının) tamlığı, eksiksizliği ve bütünlüğü” demek oluyor.

Böylece bizlere, varolan her birimin, evrenin bütün bilgilerine sahip olduğu gerçeğini açıklıyor.

Holistik Düşünce, evrendeki her şeyin, aynı bütünün parçaları olduklarını, birbirlerinden haberdar olarak, tek bir sistem şeklinde hareket ettiklerini ve birbirleriyle bir ağ gibi örülü olduklarını ortaya koyuyor.

Varolan her birim, diğerleriyle ilişki, iletişim ve etkileşim içinde bulunur. Diğerlerini etkileme, değiştirme ve yönlendirme gücüne (imkânına) sahiptir.

Bu nedenle de, en küçük birim bile gereklidir, önemlidir ve değerlidir.

Holistik Düşünce Nedir?

  • Dünyasal boyutta bir aydınlanma hareketidir.
  • Dünyanın yeni siyasî, ekonomik ve ahlakî yönetim modelidir.
  • Bir hayat tarzıdır.
  • Olaylara, farklı ve olumlu bir açıdan bakabilme tekniğidir.
  • Algı sınırlarımız dışında kalan (manevî ya da holografik) alanın işleyişini, dilini, üslûbunu ve yasalarını anlayabilme becerisidir.
  • Evrendeki birliği ve tekliği (vahdeti) içselleştirip, hayatın içinde uygulayabilir olmaktır.
  • Hayatın anlamını farkedebilmeyi ve sırlarını çözebilmeyi sağlar. Böylelikle bizi korkulardan, endişelerden ve baskılardan uzaklaştırır.
  • Bu yönüyle Holistik Düşünce, bir özgürlük hareketidir.

Holistik Akademi Neler Yapar?

  • Maddî ve manevî alanlar arasında bir köprü görevi görür.
  • Manevî (holografik ya da kuantum) alanı, insanların gözlerinin önünde canlandırabilmelerini sağlar.
  • Bunu sağlarken, bilim dilini kullanır.
  • Böylece “erdemli bir hayat”ın ilkelerine, insanların akıllarının yatmasını temin eder.
  • Bu yolla, erdemli hayat ilkelerinin, onların kendi içlerinden doğmasını teşvik eder.
  • İnsan-ı kâmil (holistik) vasıflarla donanmış nesillerin yetiştirilmesine katkıda bulunur.
  • Varoluş sistematiğini (dünyanın neden varolduğunu, neden doğduğumuzu ve yaşanılanların nasıl bir programa uygun olarak gerçekleştiklerini) anlatarak, bu konuda insanların cevaplayamadıkları sorulara cevaplar önerir.
  • Daha anlamlı, daha farkındalıklı, daha olumlu, daha uyumlu ve daha aydınlanmış bir hayata ulaşmanın yollarını ve tekniklerini gösterir.
  • Hayata düz bir mantıkla (karşıtlık ve zıtlık düşüncesi içinde; iyi–kötü, doğru–yanlış olarak) bakmak yerine, holistik bir mantıkla (birlik ve bütünlük düşüncesi içinde; iyinin de kötünün de aynı ve tek bir bütünlüğün farklı görüntüleri oldukları açısından) bakabilmenin ilkelerini açıklar.
  • Bu amaçlarla; konferanslar düzenler, eğitimler verir, televizyon ve radyo programları yapar, sosyal medyayı kullanır ve kitaplar yayınlar.
  • Holistik Bilimler Fakültesi’nin kuruluş çalışmalarını yürütür ve altyapısını hazırlar.