NEDEN?

Neler Olup-Bitiyor?

21. Yüzyıl’ın içindeyiz. Bunca bilimsel, teknolojik ve kültürel gelişmeye rağmen; savaşlar bitmiyor, adaletsizlik kol geziyor, çocuklar ölüyorlar ve dünyanın yarısının karnı aç.

Yapılan algı yönetimleri sonucunda, insanlığın büyük bir çoğunluğu yanlış yönlendiriliyor. Dünya insanı mutsuz ve acı çekiyor.

Nereye Varmak İstiyoruz?

Bu durum bizi üzüyor; yaşadıklarımız içimizi daraltıyor. Yani, bizim “bir derdimiz” var. İnsanların neden bu şekilde davrandıklarının gerçek nedenlerini anlamalıyız. Sonra da bunları nasıl dönüştüreceğimizi öğrenmeliyiz.

Oraya Niçin Varmak İstiyoruz?

Bunca olumsuz düşünceye ve bizleri üzen görüntülere rağmen, insanlığın genel bilinç seviyesinin çok yüksek bir düzeye geldiğini farkediyoruz. İnsanlık ailesi, içinde bulunduğumuz zaman diliminde, zihinsel bir sıçrama yapıyor ve dünya, yeni bir uygarlığa doğru gidiyor. Herkesin, bunun “farkına varmasını” sağlamalıyız.

Neden Varız?

İnsanların kendilerini değerli ve mutlu hissettikleri bir dünya ailesinin ya da bir “yeryüzü cenneti”nin gerçekleşmesine katkıda bulunma arzusunu taşıyoruz.

NASIL?

Nasıl Düşünüyoruz?

Ne yapmamız, nasıl davranmamız ve ne şekilde düşünmemiz gerektiğini; baskı kurarak, zorlayarak, tehdit ederek, ceza vererek ve “itaat etmemizi bekleyerek” bize dikte edilen eğitim ve iletişim tekniği (yani, “eski enerji”), artık ömrünü tamamlamıştır.

Ne yapmamız gerektiğini bizim bulmamız, nasıl davranıp-ne şekilde düşüneceğimizin ipuçlarının da kendi içimizden doğması gerekiyor.

Bu nedenle, yeni yüzyılın eğitim ve iletişim tekniği (yani, “yeni enerji”); açıklama, izah etme, ikna etme ve karşımızdakilerin rızalarını alma; böylelikle de “idrak etmeyi” sağlama hedefini taşıyor.

 

Hangi Yöntemi Kullanıyoruz?

Artık, “bireysel kurtuluşlar”ın devri kapanmıştır. Yeni uygarlığa geçebilmek için, insanlığın hep birlikte “zihinsel bir sıçrama” yapması gerekmektedir.

Bu nedenle anlatılanların; her zaman, her yerde ve herkes için geçerli olmasına özen göstermelidir. Holistik Akademi; bilimi, aklı ve bilim dilini kullanır.

 

Oraya Nasıl Ulaşacağız?

Bizim algı alanımızın dışında kalan “manevî” (ya da “holografik”) alanı, insanların gözlerinin önünde canlandırabilmek istiyoruz.

Bunu başarabilirsek, erdemli ve üstün nitelikli hayat bilgilerinin insanların kendi içlerinden doğmasını sağlayabiliriz.

İşte o zaman “holistik” (ya da “kâmil”) insan özelliklerini hayat içinde nasıl ve neden uygulamamız gerektiğine herkesin aklının yatacağına inanıyoruz.

 

NE?

Neler Yapıyoruz?

Neden varolduğumuzu ve nereye doğru gittiğimizi anlamlandırmak ihtiyacını hissediyoruz.

Bu soruların cevaplarını bulabilmek için, öncelikle kendimizi ve içinde yaşadığımız evreni tanımalıyız.

İnsanlık tarihinde ilk kez, algılama sınırlarımızın dışında kalan “manevî” (ya da “holografi”) alanı bilim yoluyla tanımlandırıp-tarif edebilme imkânına kavuştuk. Gerçeğin, sadece algılarımıza ulaşan verilerle sınırlı olmadığının farkına varmalıyız. Bunun yolu da, beynimizin daha fazlasını kullanabilmeyi başarmaktan geçiyor.

İçimizdeki potansiyel güçlerimizi devreye sokabilmek için, aklımızın kabûlü ve kalbimizin onayı gerekiyor.

 

Yolumuz Ne?

Gelmekte olan yeni uygarlık için teknolojik alt yapı hazır. Bilim artık algı sınırları dışında kalan alanın anlaşılmasına katkı yapar hâle geldi. Ve yeni doğan nesiller, ruhsal kapasite açısından çok yüksek bir potansiyele sahipler.

Bizlerin yapabileceği tek bir şey var: Oraya giden yolu açmak ve o yolun taşlarını döşemek.

Bu nasıl olacak?

Gelmekte olan uygarlığı talep edecek, kuracak ve yönetecek olan nesillere “üstün (holistik) insan” (ya da “kâmil insan”) özelliklerini kazandırabilmemiz hâlinde, “yeryüzü cenneti” gerçek olacak.