Hiç kamyondan karpuz indirilirken gördünüz mü?

Tarladan gelen karpuzların, manavın tezgâhına nasıl istif edildiğini biliyor musunuz?

Bunun ne kadar ustalık gerektiren bir iş olduğunu hiç düşündünüz mü?

Gelin, bunun nasıl gerçekleştiğine bir bakalım:

Siz hiç karpuz istif ettiniz mi?

Kafanız mı karıştı?

Bunlar “karpuz istif etme” sürecinin tek tek parçaları.

Ancak, aralarında nasıl bir ilişki bulunduğunu anlayamıyoruz.

Bu nedenle de, gördüklerimizden anlamlı bir sonuç çıkartamıyoruz.

Peki, bunları tıpkı bir film şeridi gibi yanyana dizecek olursak?

Siz hiç karpuz istif ettiniz mi?

Yine mi olmadı?

Sürecin nasıl ilerlediği tam olarak anlaşılamıyor değil mi?

Bizler de hayata böyle tek tek ve birbirinden ayrı kareler (olaylar) olarak bakıyoruz.

Onların aralarındaki ilişkileri ve bağlantıları farkedemeden yaşıyoruz.

Bu nedenle de hayat bize karmaşık, çelişik ve anlaşılmazmış gibi geliyor.

Çeşitli olaylarla karşılaştıkça, önce onları gözlemliyoruz, sonra da onlarla ilgili düşünceler geliştirip, yorumlar yapıyoruz.

Daha sonra da bu yorumlar üzerinden giderek hayatı anlamaya çalışıyoruz.

Peki, yaşamış olduğumuz bu tecrübeleri nasıl doğru bir sıraya koyacağımızı biliyor muyuz?

Sekiz tane görüntüden ya da sekiz  farklı durumdan ve gözlemden, anlamlı bir sonuç çıkartabilmek nasıl mümkün olacak?

Yaşadıklarımızın aralarındaki ilişkileri ve bağlantıları nasıl farkedeceğiz?

Holistik Düşünce, bize, karşılaştığımız olayların aralarındaki bağlantıları ve ilişkileri nasıl tek bir resim hâlinde bütünleyebileceğimizi gösterir.

Ve şu bilgileri aktarır:

  • Yaşanılan her şeyin hayat sürecinde bir yerleri ve anlamları vardır.
  • Hiç bir olay, diğerlerinden bağımsız değildir.
  • Hayatımıza belirli bir plana, sıraya uygun olarak girerler.
  • Bu planı ve sırayı biz, doğmadan önce hazırlamış olduğumuz Hayat Kontratı ile belirleriz.
  • Bütün karşılaştıklarımız (doğru-yanlış ayrımı olmadan) bu Kontrat’ın en iyi şekilde yürütülüp gerçekleşmesine hizmet ederler.
  • Onları “doğru, yanlış, olabilir ve anlamsız” olarak bir ayrıma ve bir yargılama içine sokmak yerine: “Bunları hayatıma niçin dahil etmiş olabilirim? Bana hangi mesajı getiriyorlar? Aralarında nasıl bir bağlantı var?” sorularını sormak gerekir.
  • Böylelikle onların planın neresinde yer aldıklarını ve sürecin nasıl en iyi şekilde yürümesine katkı yaptıklarını farketmeye başlarız.

Bu bilgiler, olaylar farklı yerlerde ve farklı kişilerin görüntüsünde karşımıza çıksalar da, onları belirli bir plana göre nasıl düzenleyeceğimiz konusunda bize yol gösterirler.

Siz hiç karpuz istif ettiniz mi?

Parçaları doğru bir şekilde dizmeyi başarınca, resmin bütünü böyle görünüyor.

Karpuzların kamyondan alınıp, manavın tezgâhına istiflenmesi süreci bu şekilde işliyor.

Hayatımızdaki her olayın bir akış planı, bir süreci ve bir gelişim eğrisi vardır.

Ama biz olayların içinde sürüklenirken, tek tek olaylara takılırız ve resmin bütününü ya da sürecin tamamını algılayamayız.

Eğer karşılaştığımız olaylara farklı ve holistik bir açıdan bakmanın yollarını öğrenebilirsek, hayatımız bir düzen ve bir anlam kazanır.

Her şey yerli yerine oturur ve biz hayatımızı yüksek bir farkındalık ile yaşamaya başlarız.

Siz hiç karpuz istif ettiniz mi?

 

 

 

Bir Cevap Yazın